Antikitesinden Günümüze Ayvalık Adaları (HekatonnesoI)

Farklı boyutlarda ve özelliklerde toplam 40 civarı ada, adacık, kayalık ve sığlıktan oluşan Ayvalık Adaları, Edremit Körfezi güney sahasında, ilçenin Ege Denizi’ne doğru yönelen sahili boyunca, birbirine görece yakın mesafeler ile sıralanmaktadır. Aralarındaki en büyük ada olan Alibey / Cunda Adası’nın merkezi konumu referans alınırsa Ayvalık Adaları doğu ve batı grupları şeklinde iki ana bölgede yoğunlaşsa da Ayvalık limanının iç kesimleri ve Altınova da yine söz konusu bölgeler arasındadır.

Antik kaynaklarda “Hekatonnesoi” (= Yüz Ada) olarak geçen Ayvalık Adaları’nda Klasik Antik Çağ’da Pordoselene (ya da Poroselene), Nesos (ya da Nasos) ve Khalkis adlı yerleşmelerin bulunduğu yazılı kaynaklardan bilinmesine rağmen, bunların bölgede tam olarak nerelere denk geldiği hala tartışmalıdır. Geç Antik Çağ’da Ayvalık Adaları, Ege Denizi adalarından oluşan “Insulae” ya da “Nesoi” (= Adalar) adlı bir Geç Roma – Erken Bizans eyaletinin Por(d)oselene merkezli vilayetini oluşturmaktaydı. Aynı zamanda bir piskoposluk merkeziydi. Ayvalık Adaları, Orta – Geç Bizans Dönemi’nde kademeli olarak metruklaşırken son olarak Midilli Adası’nda, Cenevizli Gattilusio Hanedanı tarafından hüküm sürmüş beyliğin denetimine girmiştir. Yine Geç Orta Çağ’a tarihlenen haritalarda ve yazılı denizcilik metinlerinde Ayvalık Adaları’na, elverişli bir demirleme yeri olarak Şamlı Aziz Hananya’nın ismiyle, Sant’Anania olarak rastlanmaktadır ve burası Ege Denizi’ndeki ticaret rotalarının üzerindedir.

2016’dan beri Adramytteion egemenlik alanı, Edremit Körfezi Yüzey Araştırmaları kapsamına alınarak saha çalışmaları sürdürülen Ayvalık Adaları’nda belgelenen küçük buluntular ve mimari kalıntılara göre, Hellenistik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar iskan görmüş bazı yerleşmelerin ve savunma yapılarının izlerine rastlanmıştır. Bunlar da Alibey, Çıplak, Güneş, Büyük Maden ve Yumurta adalarında yer almakta iken farklı zaman aralıklarında kullanım görmüştü. Dolap Adası’ndaki antik taş ocağı ise adalardaki bir diğer kayda değer kullanım olmuştur.

Bölgedeki Türk döneminin ilk yüzyılları itibariyle adaların gayrimeskun olduğu ve arşiv kayıtlarına göre tarım faaliyetleri için kullanıldığı anlaşılmaktadır. 16. yüzyılın sonlarıyla beraber tekrardan meskun bir görünüm alan adalarda özellikle de 18. yüzyılla beraber yoğunlaşan çok amaçlı bir kullanım söz konusudur. Bu çerçevede adalarda 19-20. yüzyıllara tarihlenen çokça manastır, şapel, yel değirmeni, tuzla, dalyan, deniz feneri, tarım terasları, ağıl ve kırsal yerleşme izleri belgelenmiştir.

Bulgulara göre manastırlar ve şapeller Alibey Adası’nın geneli ile bunun hemen bitişiğindeki adalarda, zeytinliklerle iç içe şekilde ve yerel deniz rotalarının güzergahlarında yoğunlaşmıştır. Böylelikle adalardaki günlük sosyal ve ekonomik yaşamın aktif parçalarıdır. Ayvalık Adaları’nın hemen her yerinde eski tarımsal faaliyetlerden kalan izler saptanmıştır. Alibey ve Çiçek adalarında zeytincilik ön planda iken diğer adalardan toprak yapısı elverişli olanlarda hububat tarımı, nispeten verimsiz olanlarda ise hayvancılık yapıldığı anlaşılmaktadır. Hububat tarımı yapılan adalarda düzenli aralıklarla meydana getirilmiş teraslara rastlanmıştır. Yel değirmenleri ise Alibey Adası’nın ana yerleşmesinde, tepede ve sahil kenarındadır. Adalarda ekilip biçilen hububat bu yel değirmenlerinde öğütülüp un haline getirilmekte, arda kalanlarla ise küçükbaş hayvanlar beslenmekteydi. Tuzlalar ve dalyanlar yine Alibey Adası’nda yoğunlaşsa da Büyük Maden, Balık ve Hasır adalarında tuzlalar tespit edilmiştir. Ayvalık limanına hizmet eden deniz fenerleri Çıplak ve Güneş adalarındadır.

Alibey Adası

Ayvalık Adaları’nın merkezinde bulunmaktadır ve grubun en büyük adasıdır. Cunda Adası olarak da bilinen Alibey Adası’nın eski isimleri Yunda ve Moskhonisi’dir. Bir kıstak tarafından birbirine bağlanan doğu-batı yönünde uzanan iki ana kütleden oluşan adada farklı özelliklerde birçok yükselti bulunmaktadır. Osmanlı Dönemi’nde ilk başta gayrimeskun olan ada, sonradan Yunda Kazası’nın merkezi olmuştur. Adada antikite ilgisinde bilinen kültür varlığı, güneydoğusundaki Duba Mevki’sinde konumlanan ve hem küçük buluntular hem de mimari kalıntılara göre Hellenistik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar kesintisiz iskan gören antik yerleşmedir. Bu yerleşme, tarihi kaynaklarda izine rastlanan Por(d)oselene / Nasos olarak genellikle lokalize edilse de bu eşleştirme henüz tartışmalıdır. Adada belgelenen diğer kültür varlıkları Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenmekte olup mekansal keşfi ilk kez yapılmış Pateriça Mevki Deveboynu Tepesi Agioi Apostoloi Manastırı ve Bizans Dönemi’ne tarihlenmesi mümkün gözüken, yazılı kaynaklarda ise Agia Triada olarak geçen İkinci Köy kilise kalıntısı bunlar arasında dikkat çekmektedir. Dalyan Boğazı Agia Paraskevi Şapeli, Dolap Mevkii isimsiz şapel de yine bu yöndeki yapılardır. Bir diğer önemli keşif ise batıdaki Semizhoroz Burnu ile ada arasındaki koyda bulunan Hacı Apostol tuzlası ve dalyanı olmuştur. Koy içerisindeki bölme duvarları ve depo yapıları alanda mevcuttur. Yel değirmenleri adadaki diğer kalıntılar arasındadır. Bunun yanında adada bulunan ve akademik yazında incelenmiş diğer manastır ve şapellerin güncel belgelemesi yapılmıştır. Bunlar arasında Taksiarkhis ta Tsamia (Çamlı Manastır), Agios Dimitrios ta Selina (Ayışığı Manastırı), Leka Panagia Manastırı, Profitis Ilias Manastırı, Evangelistria (Kızlar Manastırı), Birinci Köy Agios Basileios Şapeli ve Çatal Tepe Agios Ioannes tou Vrakhou Şapeli sayılabilir.

   

Çıplak Ada

Ayvalık Adaları batı grubunun güneyinde, beş ana yükseltiden oluşan yassıca formlu bir adadır. Eski ismi Gymno’dur. Geç Osmanlı Dönemi kaynaklarına göre adada yoğun hububat tarımı yapılmaktadır ve güneyinde Taksiarkhis adlı küçük ve günümüzde kısmen metruk bir kırsal yerleşme vardır. Ayrıca güneydoğusundaki burunda 19. yüzyılın sonunda inşa edilmiş bir deniz feneri yerleşkesi bulunmakta olup fener kulesi günümüzde yıkık halde iken kullanımda olmayan diğer birimler kısmen harap olmuştur. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu, küçük buluntulara ve mimari belirlemelere göre Çıplak Ada’nın Hellenistik Dönem’den Orta Bizans Dönemi’ne kadar kesintisiz iskan gördüğü tespit edilmiştir. Adanın güneydoğusundaki Fener Tepe’nin (eski adıyla Kastro Tepe) tepe düzlüğünde tahkimli ve çeşitli mekan sıralarından oluşan ve yüzey seramikleriyle Geç Klasik – Hellenistik Dönem’de kullanım gördüğü anlaşılan bir yerleşme bulunmaktadır. Buranın batısında, sahil kenarında bazilika planlı bir Erken Bizans Dönemi kilisesi tespit edilmiştir. Kırsal yerleşmenin kuzeyinde ise Orta Bizans Dönemi mimari özellikleri gösteren, daha küçük boyutlarda bir kilise daha keşfedilmiştir. Adanın genelinde belgelenen kuru duvar örgüsü tarım terasları ise yazılı kaynaklarda sözü edilen hububat üretimiyle örtüşmektedir.

    

Çiçek Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun doğusunda, kıyıya yakın mesafede tek yöne eğimli bir sırt biçimindedir ve üzeri zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Eski ismi Angistri olup ayrıca Gümüşlü olarak da bilinmektedir. Osmanlı Dönemi’nde, Alibey Adası haricinde üzerinde zeytincilik yapılan tek adadır. Adada Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenen çeşitli tipte günlük kullanım kaplarına ait küçük buluntular ve mimari verilerden hareketle bunlarla çağdaş küçük bir çiftlik yerleşkesi tespit edilmiştir. Bu çiftliğin aynı zamanda bir şapeli vardır ve kısmen harap halde korunmuştur. Tarihi kaynaklara göre çiftlik mübadele öncesinde Orphanos ailesine aittir. Şapelin ismi ise Agios Georgios’tur.

                                  

Kız Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun kuzeydoğusunda yassıca bir adadır. Eski ismi Ioulia’dır. Tarihi kaynaklarda Osmanlı Dönemi’nde Kız Adası’nda hububat tarımı yapıldığı ve buranın Agios Dimitrios ta Selina’nın (günümüzde Ayışığı Manastırı) vakfiyesi olduğu belirtilmektedir. Adada Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenen ve çeşitli tipte günlük kullanım kaplarına ait küçük buluntular yanında ağıl olması muhtemel harap bir yapı ve etrafında çeşitli duvar düzenlemelerine sahip küçük bir çiftlik yerleşkesi tespit edilmiştir.

 

Balık Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun merkez adalarından olup konik biçimli tek bir tepeden oluşmaktadır. Büyük Kara Ada olarak da bilinmektedir. Eski ismi Psariano’dur. Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada tarım faaliyeti yoktur. 19. yüzyılda Psara Adası’ndan biri tarafından Osmanlı hükümetinden satın alınarak çiftliğe dönüştürülmüş ve buraya tuzla, sarnıç ve şapel inşa edilmiştir. Adada lagün biçimindeki eski tuzla, harap halde şapel ve hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmış birtakım ağıl ve duvar düzenlemeleri tespit edilmiştir. Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenen küçük buluntular, mimari tespitlerle bütünlük içerisindedir.

   

Kutu Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun merkez adalarından olup konik biçimli tek bir tepeden oluşmaktadır. Küçük Kara Ada olarak da bilinmektedir. Eski ismi Kodon ya da Kontou’dur. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada tarım faaliyeti yoktur. Adanın merkez yükseltisinde hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmış bir ağıl düzenlemesi ile yine bununla ilgili küçük buluntular tespit edilmiştir.

       

Yumurta Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun merkez adalarından yumru biçiminde oldukça dik bir tepe biçimindedir. Eski ismi Daskaleio’dur. Adada çeşitli tipteki günlük kullanım kapları başta olmak üzere çok sayıda küçük buluntu tespit edilmiş olup 10-13. yüzyıllara tarihlenmektedir. Ayrıca bunlarla uyumlu şekilde, mimari verilere göre Orta – Geç Bizans Dönemi’ne tarihlenen tahkimli bir yerleşme tespit edilmiştir. Adayı çepeçevre saran ve belirli aralıklarla kulelere sahip bir sur hattı olup bunun iç bölgesinde ise farklı işlevlerde birtakım mekan düzenlemeleri mevcuttur. Tamamı temel seviyesinde korunmuştur.

   

Hasır Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun batısında, Alibey / Cunda Adası’nın bitişiğinde uzun ve yassıca bir adacıktır. Eski ismi Seferi’dir. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre üzerinde hububat tarımı yapılan ve aynı zamanda tuzlaya sahip bir adadır. Batı ucunda, çeşitli mekansal bölümlere sahip söz konusu tuzla, merkezde ise harap bir şapel beraberinde buğday öğütme tezgahı ve su kuyusu tespit edilmiştir. Tarihi aktarımlara göre şapelin ismi Agios Georgios’tur.

Güvercin Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun batısında, Pateriça Koyu’nun merkezinde sığlık ve kayalık yapıda yassıca bir adacıktır. Eski ismi Agios Georgios’tur ve bu ismini üzerinde günümüzde harap halde bulunan manastırından almıştır.  Adadaki manastırın detaylı belgelemesi gerçekleştirilmiş olup 19-20. yüzyıllara tarihlenen küçük buluntular tespit edilmiştir. Avlulu plan şemasına sahip manastırın yüksekçe bir çevre duvarı vardır. Merkezde şapel yer almaktadır. Buranın etrafında ise sarnıç, biri kule biçiminde olmak üzere yaşam alanları, ve depolar bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Mırmırca Kayalığı

Ayvalık Adaları doğu grubunun batısında, Pateriça Koyu’nun kuzeyinde ve İkinci Köy’ün açıklarında sığlık bir kayalık görünümünde bir adacıktır. Eski ismi Agios Nikolaos olup bu ismi üzerindeki şapelden almaktaydı. Kayalıkta gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu günümüzde tamamen yıkılmış durumdaki şapelin mimari kalıntıları tespit edilmiştir.

Oker Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun merkezinde yassı biçimli ufak bir kayalıktır. Eski ismi Kalamaki’dir. Yazılı kaynaklara göre Geç Osmanlı Dönemi’nde Alibey Adası’ndaki mezarlıkta yer kalmadığı zaman yeni yer açmak amacıyla çıkartılan eski kemikler kayıklarla taşınarak bu adacığa atılmaktaydı. Adacıkta gerçekleştirilen yüzey araştırması sonucu temel kalıntıları ile moloz halde bazı yıkıntılar tespit edilmiştir.

Dolap Adası

Ayvalık Adaları doğu grubunun güneyinde, anakara ile Alibey Adası’nın hemen arasında bulunan kayalık bir tepe biçiminde bir adadır. Diğer isimleri Soğan ve Lale, eski ismi ise Krommydonisi’dir. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada hububat tarımı yapılmaktaydı. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında kıyıda antik bir taş ocağı ile yine burada Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlenen, Ayvalık’a muhtemelen ticaret amacıyla gelmiş ziyaretçilerin meydana getirdiği rölyefler tespit edilmiştir.

                                               

                                         

Tavuk Adası

Ayvalık Limanı içerisindeki iki adadan biridir. Dalyan Boğazı’nın girişinde bulunmaktadır. Yassı biçimli küçük bir adadır. Eski ismi Agios Ioannes o Prodromos olup bu ismi, üzerinde günümüzde harap halde korunmuş manastırından almıştır. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmasında manastırdan geriye kalan mekanlar belgelenmiştir. Avlulu plan şemasına sahip manastırın etrafında çevre duvarı, merkezde ise şapeli yer almaktadır. Şapelin etrafında ise sarnıç, yaşam alanları ve depolar sıralanmaktadır.

 

Kumru Adası

Ayvalık limanının içindeki Cennet Koyu’nun batısında yer alan yassı bir kayalık görünümünde bir adacık olup eski ismi Nisopoulas’tır. Yüzey araştırmalarında, 19. yüzyılın başında ölüp sonradan aziz ilan edilen Sakız Adalı Georgios’a atfedilmiş şapelden geriye kalan temel kalıntıları ve tonozlu bir sarnıç adacığın merkezinde tespit edilmiştir.

Pınar Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun merkezinde, Alibey Adası’nın hemen batısında yer almaktadır. Üzeri yoğun bitki örtüsüyle kaplı, konik biçimli ve kayalık tek bir yükseltiden oluşmaktadır. Eski ismi Pera Moskhos’dur. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada hububat üretimi yapılmaktadır ve kuzey kıyısında bir şapel bulunmaktadır. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu, söz konusu hububat üretimine hizmet etmiş kuru duvar örgüsünde tarım terasları ile şapelden geriye kaldığı düşünülen, fakat henüz kesinlik taşımayan, nitelikli mimari kalıntılar tespit edilmiştir.

       

Yellice Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun merkezinde, Alibey Adası’nın hemen batısında yer almaktadır. İki tepeden oluşan yassıca bir adadır. Eski ismi Leia’dır. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada hububat üretimi yapılmaktadır. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu, tepelerde söz konusu hububat üretimine hizmet etmiş kuru duvar örgüsü tarım terasları ile merkez düzlükte ve güneydoğu kıyıda kaba molozlardan çeşitli duvarlarla ağıl biçiminde düzenlenmiş iki küçük çiftlik yerleşkesi tespit edilmiştir.

     

Kamış Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun merkezinde yer almaktadır. Konik biçimli bir merkez yükseltisi olan uzunca bir adadır. Eski ismi Kalamos’tur. Geç Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarına göre adada hububat üretimi yapılmaktadır. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu, merkez yükseltide söz konusu hububat üretimine hizmet etmiş, sık aralıklarla birbirine paralel uzanan kuru duvar örgüsü tarım terasları ile kuzeyde kaba molozlardan ağıl biçiminde düzenlenmiş küçük bir çiftlik yerleşkesi tespit edilmiştir. Adada belgelenen küçük buluntular 19. yüzyıla tarihlenmektedir.

Güneş Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun batısında, Midilli Adası’na doğru konumlanmaktadır. Tek bir yükseltiden oluşan kayalık bir adadır. Eski ismi Eleos’tur ve günümüzde Büyük İlyosta olarak da bilinmektedir. Adada gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucu Hellenistik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar iskan görmüş küçük bir yerleşmeye işaret eden çeşitli tipte günlük kullanım kaplarına ait küçük buluntular tespit edilmiştir. Adadaki diğer önemli keşifler, çatı seviyesine kadar korunmuş anonim bir şapel ile bunun etrafındaki kuru duvar örgüsü niteliğinde kaba molozlardan ağıl olması muhtemel mekan düzenlemeleri ve tonozu çökmüş bir sarnıçtır. Arşiv belgelerinde adada tarım yapıldığından bahsedilmektedir. Bunların yanında adanın merkez yükseltisinde 19. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş bir deniz feneri yerleşkesi bulunmakta olup fener kulesi kısmen kullanımda iken faal olmayan diğer birimler zamanla harap olmuştur.

       

Büyük Maden Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun kuzeybatısında, Alibey Adası ile Küçük Maden Adası’nın hemen arasında konumlanmakta olup buralara dar ve ince sığlıklar yoluyla bağlanmaktadır. Birkaç yükseltiden oluşan ada, Ayvalık Adaları’nın Alibey Adası’ndan sonra en büyük ikinci adasıdır. Eski ismi Pyrgos’tur. Geç Osmanlı Dönemi kaynaklarında adada hububat tarımı yapıldığından, harap bir kule ve bir de çiftlik bulunduğundan söz edilmektedir. Yüzey araştırmaları sonucu adanın merkezindeki ikinci en yüksek tepede, Midilli Adası’nda 1355-1462 yıllarında hüküm sürmüş Cenevizli Gattilusio Hanedanı hakimiyeti döneminde inşa edilmiş bir gözetleme kulesi tespit edilmiş olup kulenin inşasında Hellenistik Dönem’e tarihlenen devşirme bloklar kullanılmıştır. Kule, korsan saldırılarına karşı Edremit Körfezi’nin güvenliğini sağlamaktaydı. Bunun yanında adanın batı ve doğu kesimlerinde tuzlalar, su kuyuları ve kuru duvar örgüsü şeklinde düzenli tarım terasları keşfedilmiştir. Adanın doğusundaki burun üzerinde nitelikli çokça mekandan ve ağıl niteliğinde duvar sıralarından oluşan çiftlik harap halde korunmuştur. Buranın temel düzeyinde korunmuş bir de şapeli vardır ve ismi Agios Georgios’tur. Küçük buluntular Geç Osmanlı Dönemi ağırlıklı olup az sayıda Klasik Antik Dönem malzemesi tespit edilmiştir. Ayrıca adada, Erken Cumhuriyet Dönemi’nden başlanarak yoğun madencilik yapıldığı bilinmektedir. Bunlardan geriye kalmış endüstriyel yapı ve kurşun madeni galerileri, adadaki diğer tespitlerden olmuştur.

 

Küçük Maden Adası

Ayvalık Adaları batı grubunun kuzeybatısında, Büyük Maden Adası’nın batısına ince uzun bir sığlık yoluyla bağlanan nispeten dik eğimli tek bir yükseltiden oluşmaktadır. Eski ismi Adiavatos’tur. Geç Osmanlı Dönemi kaynaklarında adanın yeşilliklerle kaplı görünümüne vurgu yapılmıştır. Adada yapılan yüzey araştırmasında kuru örgü molozlardan tarım terasları ve ağıl görünümünde tek bir mekan ile duvar düzenlemelerinden oluşarak günümüzde harap halde korunmuş küçük bir çiftlik yerleşkesi tespit edilmiştir.

Seslendiren: Gürkan Birgün